Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Üsküdar Amerikan Kız Lisesi’nin ruhsatnamesi I. Dünya Savaşı’nda kaybolduğundan bu okulun kapatılması fırsatı ele geçmiş, ancak 17.04.1953’te Menderes Hükûmeti 106 sayılı yeni bir ruhsatname vermiştir.

    Alıntı: Ajan Okulları – Necdet Sevinç, (s. 86) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1925 yılında kesim yaşı 112 gün iken, bugün resmi açıklama­ya göre, 42 gün.

    1925 yılında yemden yararlanma 4,7 kg/yem olup, ağırlığı 1 kilo iken, bugün resmi açıklama yemden yararlanma 1,7 kg/yem olup ağırlığı 4 kilo. Sf. 135

    Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 135) birebir alınmıştır.

  • ABD’de vizyona giren “Fed Up” adlı film ve “Food” adlı bel­gesel var. Biz de tartışmalıyız, bize ne yediriyorlar, bilmeliyiz. Asırlardır nezle-grip olunduğunda şifa niyetine tavuk suyu yapılırdı. Özellikle aynı bizde olduğu gibi Museviler tavuk suyuna “Yahudi Penisilini” derdi. Şimdi marketlerden alıp yapın da gö­rün, hiç kokusu tadı var mı? Sf. 129

    Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 129) birebir alınmıştır.

  • Başkan Obama’nın, Monsanto’nun avukatı Elena Kagan’ı Anayasa Mahkemesi’ne atadığını da eklemeliyim.

    Obama 2009 yılında aynen şunu dedi: “Gıda güvenliğine yal­nız sizin başkanınız olduğum için değil, aynı zamanda bir aile reisi olduğum için çok önem veriyorum.” Sf. 109

    Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 109) birebir alınmıştır.

  • Genetiği ilk değiştirilen organizmalardan biri mısır oldu!

    Böceklere dayanıklı “bacillus thrungiensis” adlı toprak bakterisi moleküler düzeyde incelendi. Böceklere karşı oluşturduğu mekanizma anlaşıldıktan sonra bunu kontrol eden gen alınıp, yine doğada yaygın olarak bulunan başka bir toprak bakterisi olan “grobakterium” aracılığı ile mısırın hücresine aktarıldı. Böylece mısır, zararlı böceklere dayanıklı hale getirildi.

    Yani… GDO en basit tanımıyla “böceği yok eden genin” transfer edildiği mısır ve bu mısır, insana-hayvana yedirilmeye başlandı! Sf. 103, 104

    Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 103, 104) birebir alınmıştır.

  • Türkiye’deki kota kavgasında en kazançlı Cargill… Sf.102

    Cargill Türkiye pazarını ele geçirdi. Market raflarında yer alan gıda ürünlerinin yüzde 90’ında Cargill ürünleri kullanılı­yor. Tarakçıoğlu, “Artık nişastacı Cargill olarak değil, gıda şirketi Cargill olarak anılıyoruz” diyerek mutluluğunu paylaşıyor! Sf. 102

    Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 102) birebir alınmıştır.

  • Birini örnek vermeliyim: Çikolata kakao bitkisinden yapılıyor. Amerikan kıta­sının keşfinden sonra çikolata Avrupa’ya yayıldı. Kralların, kardinallerin tatlısı oldu. Yaygın tüketimi 19’uncu yüzyılda oldu. İlk çikolata üreticileri İngiliz ve Amerikalı Fry, Cadburry, Rowntree, Hershey dinine çok bağlı Protestan aile­lerdi. Ama bu dindarlar kakao yerine çikolataya katkı maddeleri doldurmaya başladılar! İdealizmin ticarette yeri yoktu. Sf. 96

    Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 96) birebir alınmıştır.

  • Cargill…

    1865’te kurulan ABD merkezli küresel şirket.

    70 ülkede faaliyet gösteriyor..

    Fortune dergisine göre, dünyanın en büyük 12’nci şirketi.

    Tahıl ticareti alanında dünyanın 2’nci büyük şirketiydi.

    Gübre ticareti konusunda dünyanın 2’nci büyük şirketiydi.

    Diğer küresel şirketler gibi uğraşı alanları sınırlı değil; enerji, sağlık, ilaç, finans, elektrik, gaz, ulaşım sektöründe de faaliyet yürütüyor.

    Yıllık cirosu yaklaşık 150 milyar dolar…

    ABD’de bugün gelir açısından en büyük özel sermayeli şirket… Sf. 81

    Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 81) birebir alınmıştır.

  • Çok geçmedi…

    Tarih: 17 Nisan 2006.

    ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na giderek Mehdi Eker’i ziyaret etti. 13 Ocak 2006 tari­hinde de yine bakanlıkta ağırlanmıştı. Keza. ABD Büyükelçisi Wilson gö­reve başladığında, Türkiye’deki ilk resmi ziyaretini Mehdi Eker’e yapmış ve bakanlık çıkışında gazetecilere, “pirinç, şeker ve biyoteknoloji konularında işbirliği yapmayı kararlaştırdık” demişti.

    Son ziyaretinde.

    Mehdi Eker, misafiri Wilson’a beklediği “müjdeyi” verdi; AKP hükümeti pirinç ithalatında uyguladığı kotayı kaldıracaktı! Sf. 74

    Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 73, 74) birebir alınmıştır.

  • Yapılanlara dayanamayıp dünya devi Syngenta’dan istifa eden Steven Smith, ölümünden önce 2003 yazında şöyle yazdı: “Size GDO’nun dünyayı besleyeceğini söyleyenlere öyle ol­madığını söyleyin. Dünyayı beslemek siyasi ve ekonomik niyet ister, sadece üretim, dağıtım değil…”

    Namuslu bilim insanları yok değil: Hintli ekonomist -çocuk­luğunda açlık yaşamış- Amartya Sen, kıtlıkların doğa değil, in­san kaynaklı olduğunu söyledi. Sf. 71

    Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 71) birebir alınmıştır.

  • Bizim dilimizde pirinç, “sarı” manasında Farsçadır! Kabuğu ayrılmadan önceki rengi sebebiyle bu ismi almıştır. Bilirsiniz, sarı rengi sebebiyle, bakır-çinko karışımı metale de “pirinç” denir. Pirinç, Arapçada “ruz” demektir. Avrupa dillerindeki karşılığı da buradan gelir: İngilizce “rice”; Almanca Reis, İtalyanca “riso” Sf. 67

    Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 67) birebir alınmıştır.

  • Çernobil patlamasını dünyada bilmeyen yoktur. Peki, Bhopal felaketini duydu­nuz mu? Pek sanmam. 3 Aralık 1984 günü, ABD kökenli Union Carbide firma­sının Hindistan Bhopal’de kurduğu böcek ilacı üreten fabrikadan yanlışlıkla 40 ton metil isosiyanat gazının sızması sonucu 18 bin kişi öldü, 150 binden fazla insan zehirlendi. Çevresel etkileri Çernobil faciasından bile korkunç olan bu kaza sonrasında, Bhopal eyaleti doğal afet bölgesi ilan edildi. Dava 26 yıl sürdü; ölenlerin ailelerine 500 dolar verildi. Kazadan 20 yıl sonra Greenpeace’in böl­gede 2004 yılında yaptığı ölçümlerde, toprakta normalin 6 milyon katı toksik madde bulundu. Sf. 64

    Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 64) birebir alınmıştır.

  • Pilav genellikle şehir sofralarında olurdu. Anadolu köylüsü bulgur yerdi. (Birinci Dünya Savaşı’nda pirinç kıtlığı olunca İs­tanbullu bulgura “Enver Paşa Pirinci” adını verdi!) Sf. 62

    Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 62) birebir alınmıştır.

  • Çok ilginç ve önemli:

    Bakınız… Dünya tarım piyasasına hâkim altı küresel şirket vardı:

    BASF (Almanya), Bayer (Almanya), DuPont (ABD), Dow Chemical (ABD), Monsanto (ABD) ve Syngenta (İsviçre).

    Hepsinde Rockefeller’ın hissesi olması şaşırtıcı mı?

    Bu küresel şirketler; GDO’lu tohum pazarının yüzde 100’üne, ticari hibrit tohum pazarının yüzde 63’üne, GDO araştırmalarının yüzde 75’ine ve “zararlı organizmaları” yok etmek için satı­lan kimyasal maddelerin yüzde 76’sına hükmediyor! Yıllık, 65 milyar dolar gelirleri var.

    Son iki yıldır… Birbiriyle rekabet etmesi gereken bu altı şirket birbiriyle birleşmeye başladı? Sf. 61

    Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 61) birebir alınmıştır.

  • Genetiği değiştirilmiş buğday, içeriğindeki karbonhidrat bi­leşeni olan “amilopektin A” yüzünden kan şekerini hızla yük­seltiyor. Neden? Glisemik indeksi çok yüksek de ondan! Çay şekerinin glisemik indeksi 59 iken, buğday ekmeğinin glisemik indeksi 72. Sf. 52

    Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 52) birebir alınmıştır.

  • “Verimi artırır” dediler; artırmadığı ortaya çıktı! (Örneğin, A.BD hibrit soya verimini yüzde 6 artırırken Fransa yerel tohum soya verimini yüzde 166 artırdı. Keza; pamuk üretiminin yüzde 36’sında hibrit tohumlar kullanan ABD’de 1996-2008 arası pamuk verimi yüzde 9 artmışken, aynı dönemde Türkiye’de geleneksel tohum ıslahı ile verim yüzde 31 arttı. 2008’de Türkiye’ de ortalama pamuk verimi hektar başına 3677 kg iken, ABD’de 2250 kg oldu. Sf. 47

    Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 47) birebir alınmıştır.

  • “Agnotoloji” bilgisizlik bilimidir! Bilim tarihçisi Robert N. Proctor tarafından kavramlaştırıldı. Şirket, kurum, kuruluşların; siyasi ya da ticari çıkar elde etmek için kasıtlı olarak kafa karışıklığı yaratmak amacıyla yalan bilgi yaymasıdır… Bil­giye erişebilir olmak her daim gerçeğe ulaşıldığı anlamına gelmiyordu! Küresel­leşen dünyada cehalet yayarak algı oluşturmak emperyalizmin en etkili silahıy­dı! Sf. 10

    Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 10) birebir alınmıştır.

  • Oğlumla bir gün Beşiktaş çarşıdayız; ayran içmek istedi. “Ay­ran neden yapılıyor,” diye sordum. Bu sorumu tuhaf bir yüz ifa­desiyle “yoğurt” diye yanıtladı.

    “Aldığın ayranın içindekiler bölümünü oku bakalım yoğurt var mı,” diye sordum. Okudu. Yoğurt yoktu. Yoğurtsuz ayran! Sf. 10

    Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 10) birebir alınmıştır.

  • Eski zaman şövalyelerinin torunları olan Kastilya soyluları, çalışıp çabalamanın, yarını düşünmenin bir İspanyol’a layık olmadığını söylerlerdi. Çalışkan Arapları ve Musevileri yurtlarından kovan İspanyollar, yağmayla ele geçirdikleri Amerika altınlarıyla, alın teri dökmeden zenginleşeceklerini ummuşlardı. Fakat altınlar, aldıkları Hollanda, Fransız, İngiliz mallarına karşılık, tembel ellerinden akıp gidiyordu. Sf. 564

    Alıntı; İnsan Nasıl İnsan Oldu – Mikhail İlin ve Elena Segal, Çeviri; Ahmet Zekerya, (Say Yayıncılık, 20. Baskı Ekim 2019, Sf. 564 ) birebir alınmıştır.

  • Bağdat’tan kovulan bilim, İspanya’daki Cordoba’da barınak buldu. Bilim nerede saygı görse, orası evi olmuştur hep.

    Cordoba tüccarları, halifelerin bir yazma kitap için bin altın dinar ödedikleri zamanları daha unutmamışlardı.

    Bağdat’ta, insanlardan uzak yaşayan filozof Gazali, bilginin gereksiz, akim güçsüz olduğunu söylerken, Cordoba’da, aynı X. yy. da, bir Aristoteles hayranı olan filozof İbni Rüşt, bilimi cesaretle savunuyordu.

    İbni Rüşt en büyük mutluluğun bilinmeyenin önünde eğilmede değil, her şeyi öğrenmeye can atmada olduğunu ispat ediyordu.

    İbni Rüşt, insanlığın ortaklaşa düşünüşünden söz ediyordu. İnsan ölür, insanlık kalır. İnsan, şu kısa ömründe çok şey öğrenemez. İnsanlık ölümsüz, düşünüşü de ebedidir. İşte bu ortaklaşa düşünüşün ulaşamayacağı sınır yoktur. Sf. 472

    Alıntı; İnsan Nasıl İnsan Oldu – Mikhail İlin ve Elena Segal, Çeviri; Ahmet Zekerya, (Say Yayıncılık, 20. Baskı Ekim 2019, Sf. 472) birebir alınmıştır.

  • Gerçi kitabın değerini bütün halifeler anlamıştı denemez. Söylentiye göre, Ömer zamanında zapt edilen İran’da pek çok kitap ele geçirilmiş. Kumandanlardan biri Ömer’e “Kitapları ne yapalım, ganimet olarak alınan öbür eşyalarla birlikte Müslümanlara mı dağıtalım?” diye sormuş. Ömer de, “Kitaplar, Kur’an’dakilerden bahsederse, faydasız demektir. Yok, söz konusu başka bir şeyse, o halde zararlıdır. Bunun için her iki halde de kitapları yakmalı” demiş. Sf. 467

    Bu olayın İran’da değil, İskenderiye’de geçtiğini söyleyenler de vardır. İskenderiye kitaplıkları, kimi zaman Caesar’ın lejyonerleri, kimi zaman da patrik Teofil’in kışkırttığı Hıristiyanlar tarafından defalarca yakılmıştı. İskenderiye’yi zapt ettikleri zaman, artakalanları da Araplar yakmıştı. Sf. 468

    Alıntı; İnsan Nasıl İnsan Oldu – Mikhail İlin ve Elena Segal, Çeviri; Ahmet Zekerya, (Say Yayıncılık, 20. Baskı Ekim 2019, Sf. 468) birebir alınmıştır.